Geomilitary
Ermeni Pilotlar
Ashot Karapetyan
komutasındaki Antonov-12 tipi kargo uçağının
tekerlekleri Ermenistan’ın başkenti Erivan’daki uluslararası
havalimanından ayrıldığında, uçağın 6
kişilik mürettebatı normal bir Afrika uçuşu
gerçekleştirdiklerine inanıyorlardı.
Sovyetler Birliği döneminde tam 13
havalimanı ve hatırı sayılır bir sivil
havacılık filosu olan Ermenistan, aradan geçen yıllarda, ülke
ekonomisini çökerten yolsuzluklar ve kötü yönetim nedeniyle, bugün ancak bir
tek Erivan havalimanını açık tutabiliyordu. Ülkenin sivil
havacılık sektörünün çöküşü, 300’ü iyi eğitim görmüş,
binlerce havayolu çalışanının işsiz kalmasına yol
açmıştı.
Ermenistan havayolları
çalışanları da, ülkenin genel durumuna uyarak çareyi,
yabancı havayollarında çalışmakta, böylece kazanıp
biriktirdikleri yabancı paralarla ailelerinin yaşam
standartlarını yükseltmekte bulmuşlardı.
Antonov-12’nin, Karapetyan başta olmak üzere 6 kişilik
mürettebatı da Erivan merkezli Tiga Air adına çalışıyorlardı. Bu
şirket, Alman Central Asian
Logistics (CAL) şirketinin charter
kanadı olarak görev yapıyordu. Ermeni havacılar için Afrika’ya gitmek
rutin bir görevdi. Ama bu kez yanılıyorlardı.
Takvimlerin Mart 2004 başlarını
gösterdiği günlerde, Karapetyan ve beş
arkadaşı, Ekvator Ginesi’nin başkenti Malabo’da, ülke diktatörü Teodoro
Obiang Nguema’ya devirmeyi
amaçlayan bir darbede görev almak suçuyla tutuklandılar. 1979
yılında, amcası Macias Nguema’yı bir askeri darbeyle devirdikten sonra
sürekli iktidarda kalmayı başaran ve Amerikan
Dışişleri Bakanlığı İnsanhakları
Raporu’na göre, dünyanın en sert diktatörlüklerinden birini kuran Teodoro Obiang Nguema, darbe girişimini önlemişti.
Dünyanın en fakir ülkelerinden biri olarak
kabul edilen eski İspanyol sömürgesi Ekvator Ginesi, özellikle 1990’lı yılların ortalarından itibaren ülke
topraklarında bulunan petrol yataklarından sonra, uluslararası
yatırımcıların ilgi gösterdikleri bir alan haline
gelmişti.
Elde edilen bilgilere göre, İngiltere eski
Başbakanı Margaret Thatcher’ın
Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yerleşik oğlunun da aralarında
bulunduğu bir grup işadamı, Nguema’yı
devirip yerine sürgündeki muhalefet liderini koyarak ülke petrollerindeki
paylarını artırmayı amaçlamışlardı.
Darbenin gerçekleşmesi için kurulan
teşkilatın lideri Nick du
Toit, Güney Afrika’daki ırkçı rejim
zamanında askerlik yapmış, daha sonra kurduğu “paralı
askerlik” şirketi de ülkenin yeni rejimi tarafından 1999
yılında kapatılmış bir isimdi.
CAL’ın Ekvator Ginesi temsilcisi Gerhard Eugen Merz de tutuklanan
yabancı ülke vatandaşları arasındaydı. Merz’in, Malabo’nun
işkenceleriyle tanınan Black Beach Cezaevine konulmasından sadece bir gün sonra,
resmi açıklamalara göre humma hastalığından ölmesi,
Uluslararası Af Örgütü’nün ayağa kalkmasına neden oldu.
6 Ermeni havacı ise, tutuklandıkları
günden itibaren, kendilerinin CAL adına kargo taşıyan fakat
taşıdıkları kargonun gerçek niteliğini bilmeyen
sıradan çalışanlar olduklarını ve darbe
girişimiyle hiçbir ilgileri olmadığını ısrarla
söylediler. Ermeni havacıların 23 Ağustos’ta yapılan ilk
duruşmalarında da serbest bırakılmamaları üzerine,
Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan,
diktatör Nguema’yı bizzat arayarak
vatandaşlarının serbest bırakılmasını rica
etti. Nguema’nın bu ricaya yanıtı ise,
daha önce 4 Ekim olarak ilan edilen ikinci duruşma tarihini bilinmeyen bir
tarihe erteletmek ve havacıları Black Beach Cezaevi’nde tutmak oldu.
CAL tarafından Franfurt’ta
yapılan açıklamalarda da, Ermeni kargo uçağı
mürettebatının Afrika’nın çeşitli ülkelerindeki petrol
şirketlerine malzeme taşıma amaçlı
kiralandığı ve kimsenin darbe girişimiyle ilgisi
olmadığı savunuldu.
Ermenistan şimdi, Ekvator Ginesi’nde özel bir heyetin Erivan’a gidip, söz konusu şirketle darbe girişimi
arasında bir bağ olup olmadığını
araştırmasını bekliyor. Ermeni havacıların
aileleri ise, Malabo’dan gelen uyarılar
çerçevesinde, hiçbir gazeteciyle görüşmeden kaderlerini bekliyorlar.
Bu haber 4750 defa okunmuştur.
:: Bu haberi Arkadaşına Gönder ::
