MSI üye olmak için tıklayınız.

Aciklama 4
Aciklama 5
Aciklama 6






Aciklama 3

Geomilitary



Azerbaycan

Azerbaycan’da, iktidarı babası Haydar Aliyev’den alan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in, coğrafi konumu ve sahip olduğu yaklaşık yüz milyar varillik petrol rezervleri ile dünyanın en stratejik ülkelerinden biri olarak adlandırılan ülkesini giderek “Dengeli Strateji” adı verilen yeni bir rotaya sokması dikkat çekiyor.

Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Azerbaycan’ı bugünlere hazırlayan eski lider Haydar Aliyev arasında kurulmuş tarihi dostluğa dayandığı anlaşılan Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde belirgin bir gerileme yaşanırken, oğul Aliyev’in yeni stratejisini, özellikle Rusya-İran ekseninde oturtması dikkat çekiyor.

Bakü’deki uzmanlar, Türkiye’nin Azerbaycan’daki diplomatik/askeri ağırlığını azaltırken, şu dört unsur arasında ciddi bir diplomatik savaşın sürdüğünü belirtiyorlar: ABD, Rusya, Alman-Fransız İttifakı ve İran.

İlham Aliyev, iktidar koltuğuna oturduğunda, NATO ile ilişkilerini Türkiye üzerinden yoğunlaştıran ve giderek komşusu İran’ın tüm tedirginliklerine karşın Amerika’ya yaklaşan bir Azerbaycan bulmuştu. Bununla beraber, Azerbaycan’ın ulusal stratejilerini şu ana noktalar üzerine oturttu:

1. Hazar Denizi mülkiyet sorununun Azerbaycan’dan hak kopartmadan çözülmesi,

2. Stratejik Bakü-Ceyhan petrol boru hattının uluslararası güvenliğinin sağlanması,

3. Herhangi bir yabancı güce ekonomik ve askeri bağımlılık yaşanmaması,

4. Dağlık Karabağ sorununun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü korunarak çözülmesi, mültecilerin tekrar topraklarına dönmesi.

İlham Aliyev, yürürlüğe koyduğu “Denge Stratejisi” çerçevesinde, Hazar Denizi ve Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı güvenliğinin sağlanması konularını, doğrudan Amerikan yönetimiyle çözmeye çalıştı. Ülkenin petrol başta tüm sektörlerinde kalkınmasını amaçlayan yabancı sermaye yatırımlarına açılım politikasını ise Fransız-Alman İttifakı ile yürütmeyi tercih etti.

Fakat, gerek Amerika’nın gerek Fransız-Alman İttifakı’nın, Dağlık Karabağ sorununda Azerbaycan’ın beklediği kesin adımları atamamaları “Denge Stratejisi”nde ağırlığın Rusya-İran çizgisine doğru kaymasına neden oldu. Amerikan yönetimi, ülkesindeki Ermeni lobisinin etkisiyle, Alman-Fransız İttifakı ise, Kosova’nın yeniden Sırbistan’a verilmesine karşı çıkmaları nedeniyle Dağlık Karabağ’daki Ermeni işgalinin sonlandırılması ve bu toprakların yeniden Azerbaycan’a verilmesi yönünde girişimde bulunamadılar.

Buna karşılık, Bakü ile ilişkilerini her geçen gün artıran İran’ın, ilk kez, Dağlık Karabağ sorununun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini açıklaması, Rusya’nın da, zaten stratejik işbirliği içinde olduğu Ermenistan’a önemli politika değişiklikleri gerçekleştirtebileceğine ilişkin beklentiler Bakü’nün politikalarına yansıdı.

İlham Aliyev, bu denge politikası çerçevesinde, İran ve Rusya’nın rahatsız olduğu bir gelişmeyi, Amerikan askerlerinin Azerbaycan’da uzun süreli konuşlanması konusunu, parlamentodan çıkarttırdığı, ülke topraklarının tüm yabancı askeri unsurları kapatılması kanunuyla durdurdu. Buna karşılık, Rusya’ya stratejik bir radar üssü kurması için izin verdi.

Ermeni subayların katılacağı gerekçesiyle Bakü’de gerçekleştirilecek bir NATO tatbikatını iptal eden Aliyev, “Amerikan yanlısı” olarak tanımlanan Ulusal Güvenlik Bakanı Namık Abbasov’un yerine Rusya ile yakın güvenlik işbirliğinden yana Elman Kamberov’u getirdi.

Washington, İlham Aliyev’in babasından miras kadroların yerine, çoğunluğu Rusya’da öğrenim görmüş ve Azerbaycan’ın stratejik dengelerini Moskova ile yakın işbirliğinde bulan gençleri getirmesini şimdilik izliyor. Gözlemciler, şu anda Bakü’de zemin kazanmaya çalışan hiçbir gücün tek başına şansının olmadığında birleşiyorlar. Bununla birlikte, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, son Astana toplantısından da Dağlık Karabağ için elle tutulur bir sonuç çıkmaması üzerine, “gerekirse sorunu silahla çözeriz” demesi ve Azerbaycan’ın Ukrayna ve Pakistan ile silah alım anlaşmaları yaptığının anlaşılması bölgedeki gerginliğin tırmanmasına da neden oldu.

Anlaşılan, Dağlık Karabağ sorunu, Azerbaycan gibi stratejik ve elde edeceği petrol gelirleriyle önümüzdeki dönemde bir bölge gücü noktasına tırmanması beklenen bir ülke için ana politika sorunu oldukça, Bakü, dünya güçleri önünde çok geniş bir manevra alanı bulabilecek.

Bu haber 3387 defa okunmuştur.

:: Bu haberi Arkadaşına Gönder ::


Ardan ZENTÜRK